Bugün fark ettim ki ben Yeliz'in gidişine hala inanmıyorum. Hani hiç olmamış gibi yapıyorum. Bu ara iletişime geçmesi zor bir yerlerde o, bu nedenle ulaşamıyorum... Bu cümleye sarılmışım hiç farkında değildim... Mezuniyet törenime maaile Kıbrıs'a gelince hergün sohbetlerde Yeliz bir şekilde laf arasında geçiyor olduğunu farkettim... Geçen akşam ablamla bir olayı anlatırken Yeliz söyle dedi böyle yaptı diye diye anıları yad ederken, farkettim geçmiş zaman eki kullanmıyorum, ablamla göz göze geldim ve ilk defa -di'li geçmiş zaman ekini zorlanarak ekledim Yeliz bu şarkıyı çok severdi... -di'li geçmiş zaman eki kullanmak hiç bu kadar zor olmamıştı, hiç bu kadar koymamıştı... Doğumgününde onun yerine yanımdakilere sarıldım kendi kendime onun için bir kadeh şarap içip Sting ve Eros Ramazotti dinledim, zeytinyağlı bamyayı nasıl yapıyordu diye hatırlamaya çalışıp, kendi kendime çok şeker koyuyor bu kız diye söylene söylene aynen onun tarif etiği gibi pişirdim. Elim telefona gitti ama Nüket Teyzeyi üzerim diye arayamadım... Kaç yılın, kaç ayın geçtiğinin bir önemi yok galiba ben Yeliz'i hep yanımda hissediyorum kendi kendime onunla tartışıyorum arada beni azarladığını bile duyuyorum. Hayatımı sürdürürken her anda her tadda bir yanımda Yeliz'i taşıyorum şarkılarda, yemeklerde, meyve şaraplarında, filmlerde...
Seni tanıdığım için bir kez daha şükrediyorum ...
Umay Karlibel
7 Temmuz 08
Seni tanıdığım için bir kez daha şükrediyorum ...
Umay Karlibel
7 Temmuz 08